Tem 24

nümüzde toplumların ihtiyaçları artarken, kamu hizmetlerinin tek bir merkezden yürütülmesi imkânı da giderek zorlaşmaktadır. Özellikle bazı hizmetlerin tüm ülkeyi değil de sadece belli bir bölgeyi veya bir grup vatandaşı kapsaması nedeniyle hizmetlerin merkezden yürütülmesi hem gecikmelere hem de maliyetlerin artmasına neden olabilmektedir. Ayrıca yerel mahiyetteki bir sorunun merkezden görülmesi ve en uygun çözüm tespitinin de merkezden yapılması her zaman mümkün olamamaktadır. İşte bu gereksinimle merkezden uzak bölgelerde etkili bir yönetimin sürdürülebilmesi için belirli alanlarda özerk bir yönetim şekline ihtiyaç duyulmuştur. Bu idare tarzı yerel yönetim olarak adlandırılmakta ve kamu hizmetlerinin yönetiminin, merkezi yönetimden ayrı özerk kamu hukuku tüzel kişilerine verilmesi olarak tarif edilmektedir.

Continue reading »

written by Şadiye ARSLAN \\ tags: , ,

Haz 12

Bilindiği gibi yerel yönetimler halka en yakın yönetim birimleridir. Ancak günümüzde her alanda olduğu gibi -küreselleşmenin etkisi ve bilgi iletişim teknolojilerindeki baş döndürücü gelişmelerle- yerel yönetim birimlerinde de çok yönlü değişimler yaşanmaktadır. Burada sorulması gereken ilk soru şüphesiz ki kamu yönetimlerinin genelinde yaşanan ve yeni yönetim teorisinin şekillendirdiği bu sürecin, yerel yönetimleri nasıl bir yönetim anlayışına zorladığıdır. Bu soruya verilebilecek ilk cevap, içerisine girdiğimiz yeni dönemin yerel yönetimleri şeffaf, katılımcı, hesap veren ve etkin hizmet sunan, dinamik kurumlar olarak çalışmaya zorlaması olacaktır. Bununla birlikte yerel yönetimlerin böyle bir performans gösterebilmelerinin ön koşulu olarak ise katılımcılığın daha etkin ve yaygın kılınması da bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır. Günümüzde, demokratikleşmenin ve yerel kalkınmanın anahtarı olarak görülen “katılım”, sadece yasal düzenlemelerle hayata geçirilebilecek bir olgu değildir. Son yerel yönetim reform yasalarında, ülkemizin Avrupa Birliği’ne uyum çalışmalarının da etkisiyle daha katılımcı bir yerel yönetim yapı ve işleyişinin getirilmesine çalışılsa da, bunun realiteye dökülmesi her şeyden önce zihinsel bir dönüşümü gerektirmektedir. Çünkü katılım, kültürel bir nesne ve onun sosyo-politik bir öznesi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Continue reading »

written by Şadiye ARSLAN \\ tags: , ,

Haz 07

Yerel yönetim birimlerini demokrasinin beşiği haline getirmeyi ve ülkemizde de gelişmiş demokratik ülkelerde olduğu gibi yüksek standartlı yönetim biçimlerini uygulamayı amaçlayan stratejik yönetimi, özerklik ve katılımın öngördüğü koşullardan ayrı bir yerde tutmamız mümkün değildir. Ülkemizin taraf olduğu Avrupa Konseyinin “Yerel Yönetimlerde Özerklik Şartı”na göre, artık merkezi yönetimden bağımsız olarak yerel yönetimlerin serbest karar alması ve uygulaması ile yerel düzeyde halkın katılımının sağlanması imkân ve kuralları getirilmektedir.

21 Kasım 1988’de Türkiye tarafından imzalanıp, 1 Nisan 1993 tarihinde yürürlüğe giren “Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartnamesi” ile yerel yönetimlerin etkin şekilde karar almaları ve belde çıkarlarını daha iyi korumaları amaçlanmaktadır. Bunun için ise ülkemizde öncelikle yapılması gereken düzenleme şüphesiz ki yerel yönetim birimleri olarak özellikle belediyeleri, siyasi etkilerden uzakta tutmak ve daha sonra merkezi yönetimin idari vesayet denetimi altında gerçekleştirdiği faaliyetlerini en aza indirgemek yolunda olacaktır. Böylece ülke genelindeki yerel yönetim birimlerinde uygulamaya konulan ve esasında kaynakların verimli kullanımı ile daha kaliteli ve hızlı hizmet sunumunu gerçekleştirmeyi amaçlayan, bununla birlikte yerel düzeyde yönetime katılım oranını daha çok artırmayı prensip haline getiren stratejik yönetim anlayışının gelişimi için de büyük bir ilerleme sağlanmış olacaktır. Continue reading »

written by Şadiye ARSLAN \\ tags: , ,