May 18

Son yıllarda dünya genelinde şehirleşme eğiliminin gittikçe artış eğilimi gösterdiği bilinmektedir. 2000’li yılların başında 371 şehrin 1 milyonu aşkın nüfusu varken, 2018 yılında bu rakam 548’e çıkmıştır. 2030 yılında ise yaklaşık 708 şehrin 1 milyonun üzerinde nüfusa sahip olacağı öngörülmektedir. Nüfusun büyük bir çoğunluğunun şehirlerde yaşadığı gerçekliği şehirleri yeni sorunlarla yüz yüze getirirken, bu sorunlara çözüm üreten yerel yönetimcilik anlayışını ise daha büyük gereksinim haline getirmektedir. Söz konusu gereksinim Türkiye’de de varlığını gittikçe hissettirmeye başlamış ve toplumsal beklentiyi bu yönde arttırmıştır.

Continue reading »

written by Şadiye ARSLAN \\ tags: , , ,

Oca 23

Ekonomiye ve doğal yaşama uzun vadede can vermeye aday yeni projelerden “Sıfır Atık” belediyelerin yeni uygulamalarıyla her geçen gün büyümeye devam ediyor. Büyük şehirlerde kurulmaya başlanılan “Ambalaj Atıkları Toplama ve Ayırma Tesisleri” hemen hemen her atık ambalajın geri dönüşümünü sağlayarak bu atıkları doğaya geri kazandırıyor. Bu proje ile şimdiye kadar milyonlarca ağaç kurtarılmış olduğu belirtiliyor. Bununla birlikte izlenen atık yönetim politikasıyla enerji tasarrufu sağlanması, doğal kaynakların daha verimli kullanılması ve böylelikle ekonomiye büyük bir katkı sağlanması da belirlenen hedefler arasında. Bu anlamda söz konusu projenin modern şehircilik anlayışının en önemli göstergelerinden biri olduğunun da altını çizmek gerekir.

1 Ocak 2019 tarihinden itibaren süpermarketlerde yasaklanan plastik poşetlerin şimdiden büyük bir kazanım yarattığı ifade edilebilir. Bununla birlikte son zamanlarda birçok belediye de halka ücretsiz şekilde bez torba dağıtmaktadır. Kimi belediyelerde ise belirli noktalara yerleştirilen akıllı konteynerlar ile pet şişe ve alüminyum içecek kutularının para puan karşılığı vatandaştan toplanmasına yönelik uygulamalar gerçekleştirilmektedir. Özellikle ilkokullarda kullanılacak bu yöntem ile çocuklara sosyal sorumluluk ve çevre bilincinin kazandırılması amaçlanmaktadır.

Continue reading »

written by Şadiye ARSLAN \\ tags: , ,

Kas 01

Devlet ile ihtilaflı arazilerin kayıt altına alınmasını kapsayan İmar Barışı, imar mevzuatına veya ruhsata aykırı yapılara verilecek “yapı kayıt belgesi” yle vatandaşların imar sorunlarını çözmeyi amaçlamaktadır. 6 Haziran 2018 tarihinde “Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar” ın Resmi Gazete’ de yayımlanması itibariyle hayata geçen imar barışı için şimdiye kadar rekor düzeyde bir başvuru yapılmış durumdadır. Vatandaşların yoğun ilgisinin sebebi ise ülkemizde yaklaşık 13 milyon bağımsız yapının kayıt altına alınmamış olmasıdır.

Peki, 31 Aralık 2017 tarihinden önce yapılmış yapıları kapsayan ve kaçak yapıların kayıt altına alınmasını hedefleyen imar barışı uygulaması ile yerel yönetimlerin günümüze kadar sürdürdüğü kaçak yapılara yönelik politikası askıya mı alınmıştır? Aslında bu konu şimdiye kadar sürdürülen yerel yönetim politikalarının detaylı analizini gerektirmektedir. Bununla birlikte imar barışının hayata geçmesine neden olan sürece kısaca değinmekte fayda vardır.

Continue reading »

written by Şadiye ARSLAN \\ tags: , ,

Ağu 16

Kentleşme olgusunun derinliğini daha çok hissettiğimiz günümüz dünyasında, kentlerin de ortak yaşam alanları olarak ne kadar önemli olduğuna her geçen gün biraz daha şahit oluyoruz. Mekân, nüfus ve yoğunluk olarak büyüme her ne kadar metropoliten kentler ortaya çıkarmış olsa da mevcut yönetsel yapıların bir takım stratejiler ile desteklenmesi gerekliliği ortadadır. Ülkemizdeki nüfusun yaklaşık yüzde 80’inin şehirlerde yaşadığı düşünülürse, ülke yaşamında önemli bir yeri olan kentlerin iyi ve etkin yönetilmesinin ne kadar önemli bir konu olduğu daha iyi anlaşılacaktır. Bu nedenle, tüm dünyada olduğu ülkemizde de 2000’li yıllar ve sonrasında, büyükşehirler ve belediyelere yönelik birçok düzenleme yapılmış bulunmaktadır.

Continue reading »

written by Şadiye ARSLAN \\ tags: ,

Tem 24

nümüzde toplumların ihtiyaçları artarken, kamu hizmetlerinin tek bir merkezden yürütülmesi imkânı da giderek zorlaşmaktadır. Özellikle bazı hizmetlerin tüm ülkeyi değil de sadece belli bir bölgeyi veya bir grup vatandaşı kapsaması nedeniyle hizmetlerin merkezden yürütülmesi hem gecikmelere hem de maliyetlerin artmasına neden olabilmektedir. Ayrıca yerel mahiyetteki bir sorunun merkezden görülmesi ve en uygun çözüm tespitinin de merkezden yapılması her zaman mümkün olamamaktadır. İşte bu gereksinimle merkezden uzak bölgelerde etkili bir yönetimin sürdürülebilmesi için belirli alanlarda özerk bir yönetim şekline ihtiyaç duyulmuştur. Bu idare tarzı yerel yönetim olarak adlandırılmakta ve kamu hizmetlerinin yönetiminin, merkezi yönetimden ayrı özerk kamu hukuku tüzel kişilerine verilmesi olarak tarif edilmektedir.

Continue reading »

written by Şadiye ARSLAN \\ tags: , ,

Haz 20

Topluma en yakın hizmet birimi şüphesiz ki yerel yönetimlerdir. Bununla birlikte yerel yönetimlerin sadece toplumu oluşturan bireylere değil, bu bireylerin yaşamlarının çok önemli bir parçasını oluşturan diğer canlılara da hizmet yükümlülüğü vardır.

Bu duruma yönelik olarak son yıllarda yerel yönetimlerin hayvanlara yönelik bazı örnek uygulamalarına rastlamaktayız. Sokak hayvanları için konulan bayat ekmek kutuları, sokak hayvanlarının soğuk havalarda sığınmaları için yapılan küçük kulübeler, tüm gün hizmet veren hayvan ambulansları görmeyi arzuladığımız türden örnek uygulamalar olarak öne çıkıyor.

Continue reading »

written by Şadiye ARSLAN \\ tags: , ,

Haz 12

Bilindiği gibi yerel yönetimler halka en yakın yönetim birimleridir. Ancak günümüzde her alanda olduğu gibi -küreselleşmenin etkisi ve bilgi iletişim teknolojilerindeki baş döndürücü gelişmelerle- yerel yönetim birimlerinde de çok yönlü değişimler yaşanmaktadır. Burada sorulması gereken ilk soru şüphesiz ki kamu yönetimlerinin genelinde yaşanan ve yeni yönetim teorisinin şekillendirdiği bu sürecin, yerel yönetimleri nasıl bir yönetim anlayışına zorladığıdır. Bu soruya verilebilecek ilk cevap, içerisine girdiğimiz yeni dönemin yerel yönetimleri şeffaf, katılımcı, hesap veren ve etkin hizmet sunan, dinamik kurumlar olarak çalışmaya zorlaması olacaktır. Bununla birlikte yerel yönetimlerin böyle bir performans gösterebilmelerinin ön koşulu olarak ise katılımcılığın daha etkin ve yaygın kılınması da bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır. Günümüzde, demokratikleşmenin ve yerel kalkınmanın anahtarı olarak görülen “katılım”, sadece yasal düzenlemelerle hayata geçirilebilecek bir olgu değildir. Son yerel yönetim reform yasalarında, ülkemizin Avrupa Birliği’ne uyum çalışmalarının da etkisiyle daha katılımcı bir yerel yönetim yapı ve işleyişinin getirilmesine çalışılsa da, bunun realiteye dökülmesi her şeyden önce zihinsel bir dönüşümü gerektirmektedir. Çünkü katılım, kültürel bir nesne ve onun sosyo-politik bir öznesi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Continue reading »

written by Şadiye ARSLAN \\ tags: , ,